TAŞIYICI ANNELİK SÜRECİ


Taşıyıcı Annelik Süreç Başlangıcı

Taşıyıcı annelik yönteminde ilk adım; bu işleme ihtiyaç duyan çiftin merkezimize başvurarak ön testlerinin yapılması ile başlar. Taşıyıcı annelik yönteminde ilk adım; bu işleme ihtiyaç duyan çiftin merkezimize başvurarak ön testlerinin yapılması ile başlar.
Ardından biyolojik annenin ortalama 10-12 gün süren tüp bebek tedavisiyle yumurta hazırlık aşamasına geçilir. Bu tedaviyi dilerseniz şehrinizde kendi tüp bebek doktorunuzla ya da hastanemizde bizim doktorumuzla yapabilirsiniz. Kendi şehrinizde yapmanız durumunda doktorumuz takibinizi online olarak yürütmektedir. Yumurtaların hazırlığının tamamlanması ile yumurta toplama işlemi hastanemizde gerçekleştirilir.
Aynı gün baba adayından alınan sperm ile laboratuvarda döllendirilir ve elde edilen embriyolar taşıyıcı anneye transfer edilir. Kalan embriyolar dondurularak saklanır.
Bu yöntemle doğan bebekler kendi anne ve babasının genetiğini taşırlar, yani bebeğin biyolojik anne ve babasıdırlar. Bebek taşıyıcı anneden hiçbir gen almaz. Yumurtalığın ve/veya spermin olmaması, yumurta ve/veya sperm kalitesizliği, yumurta sayısında azalma, genetik problemler vb. durumlarda taşıyıcı annelik işlemine ek olarak yumurta ve sperm donasyonu yapılabilmektedir. Bu işlemde donörden tüp bebek yöntemiyle elde edilen yumurtalar baba adayının spermi ile döllenip oluşan embriyolar uygun zamanda taşıyıcı anneye transfer edilir.

Taşıyıcı Annelik Yasaları

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

TAŞIYICI ANNELİK YASALARI

İçindekiler

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”yumurta” el_class=”yumurta”][vc_column][vc_column_text]

TAŞIYICI ANNELİK NEDİR?

Taşıyıcı Annelik, bebek sahibi olmak isteyen kişilerin tüp bebek yöntemiyle yumurta ve sperminden oluşturulan embriyoların, sağlıklı ve daha önce sorunsuz doğum yapmış başka bir kadın rahmine transfer edilip bebek sahibi olma yöntemidir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”evlat” el_class=”evlat”][vc_column][vc_column_text]

TAŞIYI ANNELİK YASALARI NELERDİR?

Türkiye dahil birçok ülkede, bir bebeğin biyolojik annesinin onun yasal annesi olarak kabul etmektedir. Neticede, taşıyıcı anne aracılığıyla bebek sahibi olabilmek için yurt dışına giden aileler, tekrar Türkiye’ye döndüklerinde karışık bir hukuki durumla karşılaşabilmektedirler. Bu durumda kabul edilen yol ise, bebeğin doğum yapan annenin doğum belgesine kaydedilmesi ve sonrasında ise ebeveynler tarafından evlat edinilmesidir. Taşıyıcı annelik uygulaması birkaç ülkede yasaldır ve çocuk sahibi olmak isteyen aileler için bu yöntem uygulanarak biyolojik ebeveynler doğum belgesine kaydedilir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_class=”kimlere” el_id=”kimlere”][vc_column][vc_column_text]

 

 

 

Kıbrıs Taşıyıcı Annelik

Ticari taşıyıcı annelik Kıbrıs’ta 2002 yılında yasallaştı. Kıbrıs taşıyıcı annelik uygulamasında, nitelikli doktorlar ve makul ücretler, bu ülkeyi taşıyıcı annelik için ideal bir hale getirmiştir. Kıbrıs’ta 2018 yılında yapılan mevzuat düzenlemesinden sonra taşıyıcı annelik, dosyanıza Sağlık Bakanlığı’nın onay vermesinden sonra yapılabilmektedir. Bunun için sağlıksal raporlarınızı, gerekli diğerbelgelerle toparlayıp, sizin adınıza başvuruyu biz yapıyoruz. Başvurumuz onay aldıktan sonra normal tıbbi prosedür uygulanıp, doğum Kıbrıs’ta yapılır.

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_class=”mevzuat” el_id=”mevzuat”][vc_column][vc_column_text]

Gürcistan’da Mevzuat

Taşıyıcı annelik 1997 yılından itibaren Gürcistan’da yasal olarak yapılmaktadır. Gürcistan anayasasının 143. Ve 144. Maddeleri tüp bebek, bağışlanmış yumurtaların kullanımına ve taşıyıcı anneler için sözleşme imzalanmasına olanak sağlar. Diğer bir deyişle bu maddeler taşıyıcı annelerin ebeveynlik ve doğurdukları çocuklar üzerinde bir hak iddia etmelerini engellemektedir. Doğumdan hemen sonra çocuklara taşıyıcı anneden yardım alan ebeveynlerinin adıyla doğum belgesi verilmektedir.

 

Madde 143

A) Kadın veya erkeğin genetik hastalığının aktarılması riski bulunuyorsa, kısırlığı tedavi etmek için çiftin veya bağışçının gametleri veya embriyosunun kullanılması, B) Bir kadının rahmi bulunmuyorsa, döllenme sonucu elde edilen embriyonun diğer bir kadının (“taşıyıcı anne”) rahmine transfer edilmesi ve orada büyütülmesi; çiftten yazılı onam alınması zorunludur. Bir çocuğun doğması durumunda, ebeveyn olarak çiftin kabul edilmesi ve bu gerçekten ileri gelen yetki ve sorumlulukların üstlenileceğinin bilinmesi önemlidir. Bağışçı veya “taşıyıcı anne” doğmuş çocuğun ebeveyni olarak tanınma hakkına sahip olmayacaktır. Madde 144 IVF amacıyla dondurulup saklanmış erkek ve dişi gametlerin veya embriyoların kullanılması mümkün olacaktır. Saklanma süresi, belirlenen işlem kapsamında çiftin isteğine göre belirlenecektir

 

Madde 144

IVF amacıyla dondurulup saklanmış erkek ve dişi gametlerin veya embriyoların kullanılması mümkün olacaktır. Saklanma süresi, belirlenen işlem kapsamında çiftin isteğine göre belirlenecektir

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Taşıyıcı Annelik Uygulamasında Bebek Kime Aittir?

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Taşıyıcı Annelik Uygulamasında Bebek Kime Aittir?

İçindekiler

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”yumurta” el_class=”yumurta”][vc_column][vc_column_text]

TAŞIYICI ANNE UYGULAMASINDA BEBEK KİME AİTTİR?

Taşıyıcı annelik yöntemi sonucunda doğan çocuk, tamamen yumurta ve sperm sahibinin genetiğini taşır. Taşıyıcı anneden hiç bir genetik özellik bebeğe geçmez. Taşıyıcı Annelik yöntemine başvuran kişi her zaman kendi yumurta ya da spermini kullanmak zorunda değildir. Eğer kendi yumurta ya da sperminin kullanımı mümkün değilse, bütün bağış seçenekleri gözden geçirilerek, donasyonlu taşıyıcı annelik programına geçiş yapılır. Bu durumda yumurta ya da sperm donörünün bağışından embriyolar oluşturulur.

Toplumda bilinenin aksine, taşıyıcı annelerin rahmine yerleştirilmiş olan bebek tamamen başka bir çiftin bebeğidir. Sağlıklı sperm ve yumurtadan oluşturulan, hastane ortamında hazırlanmış olan hücreler, taşıyıcı annenin rahminin içerisine yerleştirilir. Sonrasında ise, burada gelişmeye bırakılır.

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”evlat” el_class=”evlat”][vc_column][vc_column_text]

Bebek Yumurta Donasyonunda Kime Benzer?

Bebek sahibi olmaya karar verildiğinde, yumurta donasyonu yöntemi uygulanacaksa, bu işlemi tercih edecek birçok kişinin aklına yumurta donasyonu ile ilgili sorular gelebilir. Yumurta donasyonu yöntemi hakkında en çok sorulan soruların başında bebeğin fiziksel olarak kime benzeyeceği sorusu gelebilir. Yumurta donasyonu yönteminde bebek kime benzer özellikle anne adayları tarafından en çok aratılan sorular arasında yer alıyor.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”kimlere” el_class=”kimlere”][vc_column][vc_column_text]

Taşıyıcı Anneler Yöntemi ile Dünyaya Gelen Bebeklerin Annesi Kimdir?

Taşıyıcı anne yöntemi ile dünyaya gelen bebeklerin annesinin kim olduğu hakkındaki tartışmalara ise şu şekilde bir yanıt verebiliriz: Taşıyıcı annelik uygulamasında biyolojik olarak bebeğin anne ve babası, yumurta ve sperm hücrelerini veren kişilerdir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Yumurta Donasyonu

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Yumurta Donasyonu

İçindekiler

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”yumurta” el_class=”yumurta”][vc_column][vc_column_text]

YUMURTA DONASYONU

Günümüz ve geçmiş yıllarda da, neredeyse evrensel olarak kabul edilebilir ki; insanların ortak hedefi ebeveyn olmaktır. Geçmişe nazaran bugünümüzde ebeveynler orta yaşlıdır ve hatta 50 yaş sonrası hamilelik oldukça yaygınlaşmıştır. Ailelerin kariyer planları da bu süreci desteklemektedir.

Yaş ilerledikçe sağlıklı bir hamileliğe sahip olma ihtimali o denli azalmaktadır. Yaş ilerledikçe yumurta rezervleri azalır ve belli bir noktadan sonra çocuk sahibi olmak oldukça zorlaşmaktadır. Geç yaşta ebeveynlik imkansız olmamakla birlikte, sağlıklı ve normal yollarla bir gebelik elde edebilmekteki başarı şansı oranının azalmasında önemli bir faktördür.

Elbette ki bu durum genetik ve kişisel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebilir.

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”evlat” el_class=”evlat”][vc_column][vc_column_text]

Evlat Edinmek Yerine Yumurta Transferi Tercih Edilmesi

 

Çocuk sahibi olmak isteyen, ancak doğal yollarla bebek sahibi olmak mümkün olamıyorsa, evlat edinemeyen yada tercih etmeyen kişiler için yumurta transferi de ebeveyn olabilmek için bir seçenektir.
Ebeveyn olma sürecinde paylaşılan genler dışında, güvenilir bir bağın oluşabilmesi için çocuğun tüm büyüme yolculuğunda yanına olmak önemli bir unsurdur. Doğumundan büyümesine kadar bir çocuğun tüm gelişim dönemlerine eşlik edebilmek ve yardımcı olabilmek ebeveyn ve çocuk ilişkisinde büyük önem taşımaktadır.

Taşıyıcı annelik işlem ve süreci hakkında bilgi almak için; TAŞIYICI ANNELİKTE YASAL İŞLEMLER VE PROSEDÜRLER yazımızı okuyabilirsiniz.


Yumurta donasyonu işlemi ile ‘normal hamilelik sürecini yaşamayabilirsiniz. Fakat bilimin mucizesi olarak hamilelik sürecinin tadını sonuna kadar çıkarabilirsiniz. Ayrıca, genetik olarak da çocuğun ailesinin karakteristik özelliklerine sahip olduğunu görmenin mutluluğunu yaşayabilirsiniz.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_class=”kimlere” el_id=”kimlere”][vc_column][vc_column_text]

YUMURTA DONASYONU KİMLERE UYGULANABİLİR?

 

Yumurta donasyonu, evlat edinmeye alternatif olarak düşünülebilecek, bir kadının normal olarak kendi yumurtalarını oluşturamadığı ve gebelik yaşayamadığı durumlarda önerilen bir tedavi şeklidir.

• Herhangi bir nedenle kendi yumurtasıyla gebelik elde edemeyenlere (genetik olarak Turner Sendromu, Gonadal Disgenezi gibi problemleri olanlara)
• Genetik hastalık taşıyanlara
• Sağlıklı bir rahmi olan ancak erken menopoza girmiş kadınlara
• Ameliyatla yumurtalığı alınmış kadınlara (kanser, endometriozis, enfeksiyon gibi nedenlerle)
• Kemoterapi – radyoterapi gibi nedenlerle yumurtaları hasar görmüş ya da yumurta hücreleri kaybolmuş kadınlara
• İleri yaşta olup yumurta rezervleri ve yumurtalarının kalitesi gebelik için yeterli olmayan kadınlara
• Yumurtalık kapasiteleri erken yaşta azalan kadınlara
• Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları olan kadınlara

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Düşük Gebelik ve PGT Yöntemi

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Düşük Gebelik ve PGT Yöntemi

İçindekiler

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”sebep” el_class=”sebep”][vc_column][vc_column_text]

Anne adayının yaşı ile birlikte artı gösteren düşük riski için (PGT) önerilebiliyor. Pgt yöntemi uygulanarak, hem gebelik şansı arttırılabiliyor hem de elde edilen gebelikte düşük riskini azaltılabiliyor.

Artan yaş ile birlikte gebelikte düşük riskinin artıyor olması genetik bozukluk riski ile açıklanabilir. Anne adayının yaşı ile birlikte yumurtaların sayısı azalıyor, yumurtaların kalitesi bozuluyor ve bunlara ek olarak da yumurtalarda genetik anormallik riski artış gösterebiliyor.

Gebelikte düşük riskinin yaş faktörü düşünüldüğünde, 35 yaşın altında elde edilen doğal gebelikte mevcut düşük riski yüzde 15 civarında iken, bu oran 40 yaş sonrası hamileliklerde %35-40’lara kadar çıkabiliyor.

Tekrarlayan düşük, tanım olarak, gebeliğin 20. haftasından önce gerçekleşen iki veya daha fazla düşüğe denir. Bilimsel veriler ilk 3 aydaki düşüklerin %80 nedeninin bebekte genetik bir problem sebebiyle olduğunu göstermektedir. Genetik problem sperm ile yumurta birleşirken meydana gelen anlık bir hatadan kaynaklanır ve bu hata sonraki gebeliklerde genellikle tekrarlamaz. Ama düşük tekrarlıyorsa, yani arka arkaya 2 veya daha fazla gebelik kaybı yaşandıysa durum değişir. Böyle bir durumda, tekrarlayan düşük (habitüel abortus) tanısı konur ve buna neden olan faktörlerin araştırılması gerekir. Genetik faktörler düşüğün en önemli sebebidir. Yapılan çalışmalar sonucunda, tekrarlayan düşüklerin birçoğunun kromozom (genetik) bozukluklarına bağlı olduğunu anlaşıldı. Genetik faktöre bağlı tekrarlayan düşük durumlarında ya da kaynağı bulunamayan hastalarda tüp bebek tedavisi ve embriyoların preimplantasyon genetik tanı yöntemi ile seçilip, genetik açıdan taranarak en sağlıklı embriyonun rahime transfer edilmesi önerilir.

 

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column el_id=”nasil” el_class=”nasil”][vc_column_text]

PGD Nasıl Yapılır?

Tüp bebek sürecinin bir parçası olarak uygulanabilen PGD yöntemi ile doğacak bebekteki olabilecek kromozom bozuklukları tespit edilip anormal olanlar elenerek normal (sağlıklı) embriyoların rahime transferi gerçekleştiriliyor. Klasik tüp bebek basamakları yapıldıktan sonra oluşan embriyo transfer edilmeden önce genetik olarak incelenir.

PGD 3 yöntemle yapılabilir.

 

    • 3. gün embriyo biyopsisi

    • 5. gün embriyo biyopsisi

    • Polar cisim biyopsisi

 

 

PGT Yönteminde Transfer

PGT sayesinde doğacak bebekteki olabilecek kromozom bozuklukları tespit edilip anormal olanlar elenerek normal (sağlıklı) embriyoların rahime transferi gerçekleştiriliyor. Böylece anne adayı için gebelik şansı artırılıyor, düşük riski de azaltılabiliyor

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”kimlere” el_class=”kimlere”][vc_column][vc_separator border_width=”5″][vc_column_text]

PGT Kimlere Öneriliyor?

Pgt sürecinde, alınan hücrelerde tüm kromozomların sayısal ve yapısal bozukluk taşıyıp taşımadığına bakılabildiği gibi Akdeniz Anemisi gibi tek gen hastalıkları (tek bir genin bozukluğuyla ortaya çıkan hastalıklar) dediğimiz yüzlerce hastalık taranabiliyor. Bu şekilde genetik olarak sağlıklı embriyolar anne adayına transfer edilerek sağlıklı bebeklerin dünyaya getirilmesi sağlanabiliyor. Ancak tüp bebek tedavisi için gelen çiftlerin hepsine PGT önerilmiyor. PGD tek gen hastalıkları (otozomal resesif, otozomal dominant, X’e bağlı geçen) veya yapısal kromozomal bozukluk/translokasyon için risk taşıyan çiftlerde yapılabilir. X e bağlı geçen bazı hastalıkları engellemek için yapılan cinsiyet seçimi için de PGD tekniği kullanılır. Bugün tüm dünyada yaklaşık 1000’den fazla PGT bebeğinin dünyaya geldiği bilinmektedir.

 

PGT Yöntemleri Nelerdir?

 

    • Genetik açıdan incelenecek embriyoları oluşturmak için yumurtalıklar uyarılır

    • Sperm ile birleştirilip embriyoların üretilebilmesi için yumurtalar toplanır

    • En fazla sayıda embriyo elde edebilmek için mikroenjeksiyon yöntemi (Spermin yumurtanın içine enjekte edilmesi) kullanılarak yumurtalar döllenir

    • Döllenen yumurtaların gelişimleri izlenir. Döllenmeden sonraki 3. gün ya da 5. gün genetik analiz yapmak üzere embriyodan hücre alınır (biyopsi). Bu teknik çok özel bir tekniktir ve son derece tecrübe ve uzmanlık gerektirmektedir. Biyopsiyi yapan embriyoloğun uzmanlığı ve yeteneği sonucu doğrudan etkilemektedir.

    • Embriyodan alınan hücreler incelenmek üzere genetik laboratuvarına gönderilir.

    • Genetik laboratuvarından gelen sonuca göre sadece genetik olarak normal olan embriyolar hastaya aktarılır. Embriyo transferinden yaklaşık 12 gün sonra hamilelik sonucu beklenir.

 

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”nezaman” el_class=”nezaman”][vc_column][vc_column_text]

PGD Sonucu Kaç Günde Çıkar?

PGD sonucunun çıkma süresi uygulama yöntemine göre değişiklik gösterebilir. Bazı yöntemlerde sonuçlar 3 saat gibi bir sürede alınabilirken bazı durumlarda sonucun alınabilmesi 24-48 saati bulabilir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

GEBELİK SÜRESİNCE GEREKLİ TETKİKLER NELERDİR?

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

İÇİNDEKİLER

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”baslangic”][vc_column][vc_separator border_width=”3″][vc_column_text]

GEBELİK TESTLERİ

Aynı zamanda vücutta pek çok değişimi de getiren gebelik sürecinde, temel amaç elbette ki sağlıklı anne ve bebeğe sahip olmaktır. Anne adaylarında, oluşan fiziksel değişimlerle birlikte, bu hassas durum neticesinde sağlık durumlarının olumlu yönde ilerlemesi amacıyla bazı tetkikler uygulanır.

Gebelik oluşumunun saptandığı andan itibaren, doktorunuzun önerdiği şekilde düzenli aralıklarla gebelik kontrol sürecine adım atılır. Gebelik dönemi boyunca yaşanabilecek zorlukların en erken şekilde anlaşılması, bu sorunlara yönelik gerekli adımların erkenden atılması açısından önemlidir.

 

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”sebep” el_class=”sebep”][vc_column][vc_separator border_width=”3″][vc_column_text]

 

Gebelikte Testleri Yapılmasındaki Sebepler Nelerdir

Gebelik döneminde yapılan testler hem gebeliğin oluşumundan bu yana sürecin takip edilmesi hem de annenin sağlık durumunun kontrol altında olması için önemli ve gerekli görülmektedir. Gebelik döneminde yapılması gereken testlerin, gebelik sürecine dair belirlenmiş zaman aralıkları bulunmaktadır.

Yapılacak testler esnasında, özellikle anne adayının yaşı ve yaşam tarzı esas alınarak ve test süreç ve değerlendirmelerinde, annenin şahsi durumu göz önünde bulundurulur. Bu testler ve işlenen sağlıklı süreç neticesinde, çok daha sağlıklı ve verimli bir gebelik süreci geçirilmesi amaçlanmaktadır.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”hangi” el_class=”hangi”][vc_column][vc_separator border_width=”3″][vc_column_text]

 

Gebelik Döneminde Hangi Testler Yapılmalıdır?

Gebelikte yapılan testler, anne adayının ve bebeğin durumuna göre değişkenlik gösterebilir ve doktorunuzun yönlendirmelerine göre sayısı da değişebilir. BB Taşıyıcı annelik merkezimizde tüp bebek tedavisi sonucu gebelik tespiti yapıldıktan sonra, kan grubu, karaciğer, böbrek testleri uygulanır.

Ultrasonografi testleri ile kalp atımı olan embriyonun ve beslemeye yarayan kesenin görüntülenmesi sağlanır. Ayrıca, yumurtalarda kist durumu ya da rahimde miyom gibi rahatsızlıklar tespit edilmektedir.

Gürcistan’da Amerikan sertifikalı hastanemiz ile Kıbrıs’ta Avrupa protokollerini güncel olarak takip eden son teknoloji tıbbi teçhizatlara sahip hastanemizde, gebelik sürecinde daha birçok farklı test, anne ve bebek sağlığının korunması için gerçekleştirilmektedir. Merkezimiz, hasta gizliliği politikasını ciddiye almaktadır. Tedaviniz ile ilgili hiç bir detay izniniz olmadan bir başkası ile paylaşılmamaktadır.

Tüp bebek başarısı için neler önerdiğimizi merak ediyorsanız; TÜP BEBEK BAŞARISI İÇİN ÖNERİLER yazımızı okuyabilirsiniz.

 

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

TÜP BEBEK BAŞARISI İÇİN ÖNERİLER

  • Tüp bebek tedavisi sırasında stres olumsuz bir faktördür. Güven duyduğunuz doktorunuz, aile bireyleriniz ve dostlarınızla, hislerinizi ve endişelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.
  • Doktorunuzun önerdiği ilaç tedavilerini dikkatle uygulamaya çabalayın.
  • Hatırlayın ki; siz de aslında bu önemli tedavi ekibinin bir parçasısınız. Faydalı ve olumlu bir şekilde sürece dahil olursanız, sizin de davranışlarınıza göre sonuç belirlenecektir.
  • Ruh ve beden sağlınıza dikkat edin. Sağlıklı beslenmeniz, yeterli ve sağlıklı bir uyku sureci geçirmeniz şimdi daha da mühim. Diyetinizde muhakkak, sebze, meyve, bitki çayları bulunsun. Ortalama olarak günde 8 saat uyumalı, geç yatmamalı ve sabah erken kalkmalısınız.
  • Eğer çalışma hayatına devam ediyorsanız, iş temponuzu biraz azaltmaya çabalayabilirsiniz. Çünkü aşırı iş yoğunluğu tedavi sürecini olumsuz yönde etkileyebilir.
  • Gün içinde sizi iyi hissettirecek küçük molalar vererek bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmek için zaman ayırın.
  • Eğer sigara içiyorsanız bırakmanızı öneriririz. Sigara %13 oranında kısırlık sebebidir ve hem yumurta hem de sperm kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir.
  • Gün içerisinde maruz kaldığınız stresle baş edebilmek için bazı tekniklerden faydalanabilirsiniz. Nefes egzersizleri, olumlu düşünmek, doğa yürüyüşleri, sizi iyi hissettirecek yeni hobiler edinmek, günlük tutmak vb. teknikler işe yarayabilir.
  • Stres yönetimi için elinizden geleni yapmanıza rağmen stresiniz artıyorsa profesyonel destek almayı düşünebilirsiniz. Bir psikolog veya psikoterapist desteği sayesinde daha rahat ve konforlu bir tedavi süreci geçirebilirsiniz.

TAŞIYICI ANNE SEÇİMİ

Taşıyıcı annelik uygulaması için başvurmak isteyen ebeveynleri endişelendiren önemli noktalardan biri de, taşıyıcı annenin nasıl biri olacağı ile ilgilidir.

Taşıyıcı annelik yönteminde ilk adım; bu işleme ihtiyaç duyan çiftin merkezimize başvurarak ön testlerinin yapılması ile başlar.  Kriterlere uygun adaylarımızdan doktorumuz, tüm analizler ve jinekolojik muayenin ardından size en uygun adayı belirler ve tıbbi hazırlığına başlanır. Muayene sonrasında taşıyıcı annelik uygulaması için gelen kişilerin, sağlık durumu şartları karşılıyorsa programa kabul edilir. 

Taşıyıcı Annelerimiz

* 19 ila 36 yaş aralığında,
* Tüm analizleri yapılmış,
* Komplikasyon olmaksızın en az bir gebelik geçirmiş olan ve en fazla 5 vajinal doğum ve 2 sezaryen doğum yapmış olan,
* Herhangi bir bulaşıcı hastalığı olmayan,
* Sosyal ve pskolojik anlamda uygun,
* Obez ya da anoreksik olmayan,
* Kronik rahatsızlığı olmayan gönüllü kadınlardır.

TÜP BEBEK DÜŞÜK SEBEPLERİ NELERDİR?

Doğal yollardan hamile kalamayan çiftler için uygulanan BB Taşıyıcı Annelik tüp bebek tedavisinde, normal doğumda olabildiği şekilde düşük riski bulunmaktadır. Gebelik için hangi yöntem uygulanırsa uygulansın, düşük olmasının en temel sebebi olarak kromozom bozukluğu görülmektedir. Eğer ki bir kişide kromozom bozukluğu var ise, Kıbrıs tüp bebek tedavisinde düşük olma riski çok daha büyük ölçüdedir.

Kıbrıs tüp bebek tedavisi günümüzde başarı oranları oldukça yüksek bir tedavi olsa dahi, bazı normal sebeplerden kaynaklı olarak düşük riskinin oluşması mümkündür. Kromozom bozukluğu dışında, tüp bebek tedavisi sürecinde düşük riskini artıran başka nedenler de bulunur. Kanamaların sıklaşması, rahimden kaynaklanan problemler, embriyonun gelişme sürecinin istenildiği şekilde ilerlememesi vb. durumlar bu sebeplere örnek olarak gösterilebilir.

Kıbrıs tüp bebek tedavisinde, düşük riskinin en aza olabilmesi için öncelikli çalışmalar yürütülmektedir. İlk olarak tüp bebek işleminde düşük riskini arttıran sebeplerin en doğru şekilde analiz edilmesi, analiz sonuçlarına göre bir yol belirleneceği için gerekecektir. Düşüklerin sebebi tespit edildikten sonra, söz konusu sebebe bağlı olarak bir tedavi yöntemi seçilebilir. Etkin tedavi uygulamaları sonucunda, tüp bebek işleminde düşük riskini azaltabilmek mümkündür.

İlginizi çekebilir: Taşıyıcı Annelik

Tüp bebek merkezimiz tarafından uygulanan çalışmalar ile Kıbrıs tüp bebek tedavisinde düşük olasılığını en az seviyeye geriletmek ve sağlıklı bir süreç oluşturmak hedeflenmektedir.

Tıbbi alanda hem Gürcistan’da hem de Kıbrıs’ta tüp bebek alanında uzman doktorlarımız, embriyologlarımız ve koordinatörlerimiz tedavinizi yürütüyor. Ekip, hastane ve doktorlarımızla tanışmak için bize ulaşın.

BB Taşıyıcı Annelik. %100 Yasal yollarla bebeğinize giden yol.

Dondurulmuş Embriyo Transferi

Embriyo Dondurma Nedir?

Embriyo dondurma işlemi, gelişmekte olan embriyoların -196 derecede dondurulup saklanması işlemidir. Embriyolar sonraki dönemlerde çözülerek tedavide kullanılabilir.

Embriyoların etkin bir şekilde dondurulması, saklanması ve çözme sonrası %100’e yakın oranlarda canlılık sağlanması başarılı merkezlerde mümkündür.

Geriye kazanım ve özellikle dondurulmuş hücreler ile elde edilen yüksek gebelik oranları bir kliniğin başarı seviyesini gösteren en önemli göstergedir.

Dondurulmuş Embriyo Transferi

Tüp bebek işlemi sırasında bütün aşamalar gerçekleştikten sonra en son işlem ve en önemli işlem embriyo transferidir. İlk etapta 4 aşamalık bir tüp bebek tedavisinde başarılı olarak son aşamaya gelindiğinde transfer gerçekleştirilir. Transfer öncesinde yumurta döllenmeye uygun hale getirilir ve dondurulmuş spermle döllenerek embriyo elde edilir. İşlemin sonucunun pozitif olması için aralarından en kaliteli olan embriyo seçilir. Seçilen embriyo ise artık rahme yerleştirilir. Embriyo rahme yerleştirildikten sonra gebelik beklenir ve 10 gün sonuç için gebelik testi yaptırılır. Transfer işlemi ise spermle yumurta döllendirildikten birkaç gün sonra rahme transfer edilir. Bazı istisnai durumlarda transfer işlemi birkaç gün sonra değil de 5 gün sonra yapılır bu transfer işleminin adı blastokist transferidir. Blastokist transferine göre ise transfer 5. gün yapılır ve içerisinde yüzlerce hücre bulunmaktadır.

Transfer İşlemi Nasıl Gerçekleştirilir?

Embriyonun rahme transfer işlemi hasta öncelikle jinekolojik muayene masasına yatırılır ve vajina ağzı iyice steril bir hale getirilir. Daha sonra işinde uzman olan kişi tarafından bir aparat yardımıyla vajinada rahme sokulur duruma göre embriyo sayısı arttırılır. Embriyo sayısı arttıkça gebeliğin oluşma olasılığı daha fazla olabildiği gibi birden fazla gebelik oluşma olasılığı da yükselmektedir. Embriyo transfer sayısı kişiden kişiye değişmektedir. Kişinin yapısına göre embriyo transfer edilmektedir. Yaşı büyük olan kadınlarda daha çok embriyo transferi gerekebilir ama kaliteli embriyo oluştuğu durumda sayının artmasını gerektirecek bir durum yoktur. Özellikle genç hastalarda embriyolar daha kaliteli ve tutma olasılığı da diğerlerine göre daha fazladır.

Embriyoya transfer işleminin gerçekleştireceği sürede rahmin bu işleme hazırlanmış olması gerekir. Endemetriyumun belirli bir kalınlığı vardır bu kalınlığın artırılmasıyla transfer işlemi gerçekleştirilir. Dondurulan embriyonun çözülmesi çok önemli ve dikkat edilmesi gereken işlemdir. Dondurulmuş olan embriyonun çözülme işlemi kaliteli embriyo oluşması açısından önemlidir aksi takdirde verimsiz embriyo oluşur. Tüp bebek embriyo dondurma tüp bebek ilk denemesi başarısız olur ise ikinci denemeye hazırlık için dondurulur. Embriyoların dondurulması uzman hekim tarafından yapılır.