Yumurta Donasyonu

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Yumurta Donasyonu

İçindekiler

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”yumurta” el_class=”yumurta”][vc_column][vc_column_text]

YUMURTA DONASYONU

Günümüz ve geçmiş yıllarda da, neredeyse evrensel olarak kabul edilebilir ki; insanların ortak hedefi ebeveyn olmaktır. Geçmişe nazaran bugünümüzde ebeveynler orta yaşlıdır ve hatta 50 yaş sonrası hamilelik oldukça yaygınlaşmıştır. Ailelerin kariyer planları da bu süreci desteklemektedir.

Yaş ilerledikçe sağlıklı bir hamileliğe sahip olma ihtimali o denli azalmaktadır. Yaş ilerledikçe yumurta rezervleri azalır ve belli bir noktadan sonra çocuk sahibi olmak oldukça zorlaşmaktadır. Geç yaşta ebeveynlik imkansız olmamakla birlikte, sağlıklı ve normal yollarla bir gebelik elde edebilmekteki başarı şansı oranının azalmasında önemli bir faktördür.

Elbette ki bu durum genetik ve kişisel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebilir.

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”evlat” el_class=”evlat”][vc_column][vc_column_text]

Evlat Edinmek Yerine Yumurta Transferi Tercih Edilmesi

 

Çocuk sahibi olmak isteyen, ancak doğal yollarla bebek sahibi olmak mümkün olamıyorsa, evlat edinemeyen yada tercih etmeyen kişiler için yumurta transferi de ebeveyn olabilmek için bir seçenektir.
Ebeveyn olma sürecinde paylaşılan genler dışında, güvenilir bir bağın oluşabilmesi için çocuğun tüm büyüme yolculuğunda yanına olmak önemli bir unsurdur. Doğumundan büyümesine kadar bir çocuğun tüm gelişim dönemlerine eşlik edebilmek ve yardımcı olabilmek ebeveyn ve çocuk ilişkisinde büyük önem taşımaktadır.

Taşıyıcı annelik işlem ve süreci hakkında bilgi almak için; TAŞIYICI ANNELİKTE YASAL İŞLEMLER VE PROSEDÜRLER yazımızı okuyabilirsiniz.


Yumurta donasyonu işlemi ile ‘normal hamilelik sürecini yaşamayabilirsiniz. Fakat bilimin mucizesi olarak hamilelik sürecinin tadını sonuna kadar çıkarabilirsiniz. Ayrıca, genetik olarak da çocuğun ailesinin karakteristik özelliklerine sahip olduğunu görmenin mutluluğunu yaşayabilirsiniz.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_class=”kimlere” el_id=”kimlere”][vc_column][vc_column_text]

YUMURTA DONASYONU KİMLERE UYGULANABİLİR?

 

Yumurta donasyonu, evlat edinmeye alternatif olarak düşünülebilecek, bir kadının normal olarak kendi yumurtalarını oluşturamadığı ve gebelik yaşayamadığı durumlarda önerilen bir tedavi şeklidir.

• Herhangi bir nedenle kendi yumurtasıyla gebelik elde edemeyenlere (genetik olarak Turner Sendromu, Gonadal Disgenezi gibi problemleri olanlara)
• Genetik hastalık taşıyanlara
• Sağlıklı bir rahmi olan ancak erken menopoza girmiş kadınlara
• Ameliyatla yumurtalığı alınmış kadınlara (kanser, endometriozis, enfeksiyon gibi nedenlerle)
• Kemoterapi – radyoterapi gibi nedenlerle yumurtaları hasar görmüş ya da yumurta hücreleri kaybolmuş kadınlara
• İleri yaşta olup yumurta rezervleri ve yumurtalarının kalitesi gebelik için yeterli olmayan kadınlara
• Yumurtalık kapasiteleri erken yaşta azalan kadınlara
• Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları olan kadınlara

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Düşük Gebelik ve PGT Yöntemi

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Düşük Gebelik ve PGT Yöntemi

İçindekiler

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”sebep” el_class=”sebep”][vc_column][vc_column_text]

Anne adayının yaşı ile birlikte artı gösteren düşük riski için (PGT) önerilebiliyor. Pgt yöntemi uygulanarak, hem gebelik şansı arttırılabiliyor hem de elde edilen gebelikte düşük riskini azaltılabiliyor.

Artan yaş ile birlikte gebelikte düşük riskinin artıyor olması genetik bozukluk riski ile açıklanabilir. Anne adayının yaşı ile birlikte yumurtaların sayısı azalıyor, yumurtaların kalitesi bozuluyor ve bunlara ek olarak da yumurtalarda genetik anormallik riski artış gösterebiliyor.

Gebelikte düşük riskinin yaş faktörü düşünüldüğünde, 35 yaşın altında elde edilen doğal gebelikte mevcut düşük riski yüzde 15 civarında iken, bu oran 40 yaş sonrası hamileliklerde %35-40’lara kadar çıkabiliyor.

Tekrarlayan düşük, tanım olarak, gebeliğin 20. haftasından önce gerçekleşen iki veya daha fazla düşüğe denir. Bilimsel veriler ilk 3 aydaki düşüklerin %80 nedeninin bebekte genetik bir problem sebebiyle olduğunu göstermektedir. Genetik problem sperm ile yumurta birleşirken meydana gelen anlık bir hatadan kaynaklanır ve bu hata sonraki gebeliklerde genellikle tekrarlamaz. Ama düşük tekrarlıyorsa, yani arka arkaya 2 veya daha fazla gebelik kaybı yaşandıysa durum değişir. Böyle bir durumda, tekrarlayan düşük (habitüel abortus) tanısı konur ve buna neden olan faktörlerin araştırılması gerekir. Genetik faktörler düşüğün en önemli sebebidir. Yapılan çalışmalar sonucunda, tekrarlayan düşüklerin birçoğunun kromozom (genetik) bozukluklarına bağlı olduğunu anlaşıldı. Genetik faktöre bağlı tekrarlayan düşük durumlarında ya da kaynağı bulunamayan hastalarda tüp bebek tedavisi ve embriyoların preimplantasyon genetik tanı yöntemi ile seçilip, genetik açıdan taranarak en sağlıklı embriyonun rahime transfer edilmesi önerilir.

 

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column el_id=”nasil” el_class=”nasil”][vc_column_text]

PGD Nasıl Yapılır?

Tüp bebek sürecinin bir parçası olarak uygulanabilen PGD yöntemi ile doğacak bebekteki olabilecek kromozom bozuklukları tespit edilip anormal olanlar elenerek normal (sağlıklı) embriyoların rahime transferi gerçekleştiriliyor. Klasik tüp bebek basamakları yapıldıktan sonra oluşan embriyo transfer edilmeden önce genetik olarak incelenir.

PGD 3 yöntemle yapılabilir.

 

    • 3. gün embriyo biyopsisi

    • 5. gün embriyo biyopsisi

    • Polar cisim biyopsisi

 

 

PGT Yönteminde Transfer

PGT sayesinde doğacak bebekteki olabilecek kromozom bozuklukları tespit edilip anormal olanlar elenerek normal (sağlıklı) embriyoların rahime transferi gerçekleştiriliyor. Böylece anne adayı için gebelik şansı artırılıyor, düşük riski de azaltılabiliyor

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”kimlere” el_class=”kimlere”][vc_column][vc_separator border_width=”5″][vc_column_text]

PGT Kimlere Öneriliyor?

Pgt sürecinde, alınan hücrelerde tüm kromozomların sayısal ve yapısal bozukluk taşıyıp taşımadığına bakılabildiği gibi Akdeniz Anemisi gibi tek gen hastalıkları (tek bir genin bozukluğuyla ortaya çıkan hastalıklar) dediğimiz yüzlerce hastalık taranabiliyor. Bu şekilde genetik olarak sağlıklı embriyolar anne adayına transfer edilerek sağlıklı bebeklerin dünyaya getirilmesi sağlanabiliyor. Ancak tüp bebek tedavisi için gelen çiftlerin hepsine PGT önerilmiyor. PGD tek gen hastalıkları (otozomal resesif, otozomal dominant, X’e bağlı geçen) veya yapısal kromozomal bozukluk/translokasyon için risk taşıyan çiftlerde yapılabilir. X e bağlı geçen bazı hastalıkları engellemek için yapılan cinsiyet seçimi için de PGD tekniği kullanılır. Bugün tüm dünyada yaklaşık 1000’den fazla PGT bebeğinin dünyaya geldiği bilinmektedir.

 

PGT Yöntemleri Nelerdir?

 

    • Genetik açıdan incelenecek embriyoları oluşturmak için yumurtalıklar uyarılır

    • Sperm ile birleştirilip embriyoların üretilebilmesi için yumurtalar toplanır

    • En fazla sayıda embriyo elde edebilmek için mikroenjeksiyon yöntemi (Spermin yumurtanın içine enjekte edilmesi) kullanılarak yumurtalar döllenir

    • Döllenen yumurtaların gelişimleri izlenir. Döllenmeden sonraki 3. gün ya da 5. gün genetik analiz yapmak üzere embriyodan hücre alınır (biyopsi). Bu teknik çok özel bir tekniktir ve son derece tecrübe ve uzmanlık gerektirmektedir. Biyopsiyi yapan embriyoloğun uzmanlığı ve yeteneği sonucu doğrudan etkilemektedir.

    • Embriyodan alınan hücreler incelenmek üzere genetik laboratuvarına gönderilir.

    • Genetik laboratuvarından gelen sonuca göre sadece genetik olarak normal olan embriyolar hastaya aktarılır. Embriyo transferinden yaklaşık 12 gün sonra hamilelik sonucu beklenir.

 

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”nezaman” el_class=”nezaman”][vc_column][vc_column_text]

PGD Sonucu Kaç Günde Çıkar?

PGD sonucunun çıkma süresi uygulama yöntemine göre değişiklik gösterebilir. Bazı yöntemlerde sonuçlar 3 saat gibi bir sürede alınabilirken bazı durumlarda sonucun alınabilmesi 24-48 saati bulabilir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

GEBELİK SÜRESİNCE GEREKLİ TETKİKLER NELERDİR?

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

İÇİNDEKİLER

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”baslangic”][vc_column][vc_separator border_width=”3″][vc_column_text]

GEBELİK TESTLERİ

Aynı zamanda vücutta pek çok değişimi de getiren gebelik sürecinde, temel amaç elbette ki sağlıklı anne ve bebeğe sahip olmaktır. Anne adaylarında, oluşan fiziksel değişimlerle birlikte, bu hassas durum neticesinde sağlık durumlarının olumlu yönde ilerlemesi amacıyla bazı tetkikler uygulanır.

Gebelik oluşumunun saptandığı andan itibaren, doktorunuzun önerdiği şekilde düzenli aralıklarla gebelik kontrol sürecine adım atılır. Gebelik dönemi boyunca yaşanabilecek zorlukların en erken şekilde anlaşılması, bu sorunlara yönelik gerekli adımların erkenden atılması açısından önemlidir.

 

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”sebep” el_class=”sebep”][vc_column][vc_separator border_width=”3″][vc_column_text]

 

Gebelikte Testleri Yapılmasındaki Sebepler Nelerdir

Gebelik döneminde yapılan testler hem gebeliğin oluşumundan bu yana sürecin takip edilmesi hem de annenin sağlık durumunun kontrol altında olması için önemli ve gerekli görülmektedir. Gebelik döneminde yapılması gereken testlerin, gebelik sürecine dair belirlenmiş zaman aralıkları bulunmaktadır.

Yapılacak testler esnasında, özellikle anne adayının yaşı ve yaşam tarzı esas alınarak ve test süreç ve değerlendirmelerinde, annenin şahsi durumu göz önünde bulundurulur. Bu testler ve işlenen sağlıklı süreç neticesinde, çok daha sağlıklı ve verimli bir gebelik süreci geçirilmesi amaçlanmaktadır.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”hangi” el_class=”hangi”][vc_column][vc_separator border_width=”3″][vc_column_text]

 

Gebelik Döneminde Hangi Testler Yapılmalıdır?

Gebelikte yapılan testler, anne adayının ve bebeğin durumuna göre değişkenlik gösterebilir ve doktorunuzun yönlendirmelerine göre sayısı da değişebilir. BB Taşıyıcı annelik merkezimizde tüp bebek tedavisi sonucu gebelik tespiti yapıldıktan sonra, kan grubu, karaciğer, böbrek testleri uygulanır.

Ultrasonografi testleri ile kalp atımı olan embriyonun ve beslemeye yarayan kesenin görüntülenmesi sağlanır. Ayrıca, yumurtalarda kist durumu ya da rahimde miyom gibi rahatsızlıklar tespit edilmektedir.

Gürcistan’da Amerikan sertifikalı hastanemiz ile Kıbrıs’ta Avrupa protokollerini güncel olarak takip eden son teknoloji tıbbi teçhizatlara sahip hastanemizde, gebelik sürecinde daha birçok farklı test, anne ve bebek sağlığının korunması için gerçekleştirilmektedir. Merkezimiz, hasta gizliliği politikasını ciddiye almaktadır. Tedaviniz ile ilgili hiç bir detay izniniz olmadan bir başkası ile paylaşılmamaktadır.

Tüp bebek başarısı için neler önerdiğimizi merak ediyorsanız; TÜP BEBEK BAŞARISI İÇİN ÖNERİLER yazımızı okuyabilirsiniz.

 

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

TÜP BEBEK BAŞARISI İÇİN ÖNERİLER

  • Tüp bebek tedavisi sırasında stres olumsuz bir faktördür. Güven duyduğunuz doktorunuz, aile bireyleriniz ve dostlarınızla, hislerinizi ve endişelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.
  • Doktorunuzun önerdiği ilaç tedavilerini dikkatle uygulamaya çabalayın.
  • Hatırlayın ki; siz de aslında bu önemli tedavi ekibinin bir parçasısınız. Faydalı ve olumlu bir şekilde sürece dahil olursanız, sizin de davranışlarınıza göre sonuç belirlenecektir.
  • Ruh ve beden sağlınıza dikkat edin. Sağlıklı beslenmeniz, yeterli ve sağlıklı bir uyku sureci geçirmeniz şimdi daha da mühim. Diyetinizde muhakkak, sebze, meyve, bitki çayları bulunsun. Ortalama olarak günde 8 saat uyumalı, geç yatmamalı ve sabah erken kalkmalısınız.
  • Eğer çalışma hayatına devam ediyorsanız, iş temponuzu biraz azaltmaya çabalayabilirsiniz. Çünkü aşırı iş yoğunluğu tedavi sürecini olumsuz yönde etkileyebilir.
  • Gün içinde sizi iyi hissettirecek küçük molalar vererek bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmek için zaman ayırın.
  • Eğer sigara içiyorsanız bırakmanızı öneriririz. Sigara %13 oranında kısırlık sebebidir ve hem yumurta hem de sperm kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir.
  • Gün içerisinde maruz kaldığınız stresle baş edebilmek için bazı tekniklerden faydalanabilirsiniz. Nefes egzersizleri, olumlu düşünmek, doğa yürüyüşleri, sizi iyi hissettirecek yeni hobiler edinmek, günlük tutmak vb. teknikler işe yarayabilir.
  • Stres yönetimi için elinizden geleni yapmanıza rağmen stresiniz artıyorsa profesyonel destek almayı düşünebilirsiniz. Bir psikolog veya psikoterapist desteği sayesinde daha rahat ve konforlu bir tedavi süreci geçirebilirsiniz.

Dondurulmuş Embriyo Transferi

Embriyo Dondurma Nedir?

Embriyo dondurma işlemi, gelişmekte olan embriyoların -196 derecede dondurulup saklanması işlemidir. Embriyolar sonraki dönemlerde çözülerek tedavide kullanılabilir.

Embriyoların etkin bir şekilde dondurulması, saklanması ve çözme sonrası %100’e yakın oranlarda canlılık sağlanması başarılı merkezlerde mümkündür.

Geriye kazanım ve özellikle dondurulmuş hücreler ile elde edilen yüksek gebelik oranları bir kliniğin başarı seviyesini gösteren en önemli göstergedir.

Dondurulmuş Embriyo Transferi

Tüp bebek işlemi sırasında bütün aşamalar gerçekleştikten sonra en son işlem ve en önemli işlem embriyo transferidir. İlk etapta 4 aşamalık bir tüp bebek tedavisinde başarılı olarak son aşamaya gelindiğinde transfer gerçekleştirilir. Transfer öncesinde yumurta döllenmeye uygun hale getirilir ve dondurulmuş spermle döllenerek embriyo elde edilir. İşlemin sonucunun pozitif olması için aralarından en kaliteli olan embriyo seçilir. Seçilen embriyo ise artık rahme yerleştirilir. Embriyo rahme yerleştirildikten sonra gebelik beklenir ve 10 gün sonuç için gebelik testi yaptırılır. Transfer işlemi ise spermle yumurta döllendirildikten birkaç gün sonra rahme transfer edilir. Bazı istisnai durumlarda transfer işlemi birkaç gün sonra değil de 5 gün sonra yapılır bu transfer işleminin adı blastokist transferidir. Blastokist transferine göre ise transfer 5. gün yapılır ve içerisinde yüzlerce hücre bulunmaktadır.

Transfer İşlemi Nasıl Gerçekleştirilir?

Embriyonun rahme transfer işlemi hasta öncelikle jinekolojik muayene masasına yatırılır ve vajina ağzı iyice steril bir hale getirilir. Daha sonra işinde uzman olan kişi tarafından bir aparat yardımıyla vajinada rahme sokulur duruma göre embriyo sayısı arttırılır. Embriyo sayısı arttıkça gebeliğin oluşma olasılığı daha fazla olabildiği gibi birden fazla gebelik oluşma olasılığı da yükselmektedir. Embriyo transfer sayısı kişiden kişiye değişmektedir. Kişinin yapısına göre embriyo transfer edilmektedir. Yaşı büyük olan kadınlarda daha çok embriyo transferi gerekebilir ama kaliteli embriyo oluştuğu durumda sayının artmasını gerektirecek bir durum yoktur. Özellikle genç hastalarda embriyolar daha kaliteli ve tutma olasılığı da diğerlerine göre daha fazladır.

Embriyoya transfer işleminin gerçekleştireceği sürede rahmin bu işleme hazırlanmış olması gerekir. Endemetriyumun belirli bir kalınlığı vardır bu kalınlığın artırılmasıyla transfer işlemi gerçekleştirilir. Dondurulan embriyonun çözülmesi çok önemli ve dikkat edilmesi gereken işlemdir. Dondurulmuş olan embriyonun çözülme işlemi kaliteli embriyo oluşması açısından önemlidir aksi takdirde verimsiz embriyo oluşur. Tüp bebek embriyo dondurma tüp bebek ilk denemesi başarısız olur ise ikinci denemeye hazırlık için dondurulur. Embriyoların dondurulması uzman hekim tarafından yapılır.

Taşıyıcı annelik hangi ülkelerde yasal?

İnsanlar, hamileliğin tıbben imkansız olduğu, hamilelik riskleri hedeflenen anne için çok tehlikeli olduğunda veya bekar bir erkek veya erkek bir çift çocuk sahibi olmak istediğinde bir taşıyıcı annelik düzenlemesi isteyebilir. Taşıyıcı annelik, birçok yardımcı üreme teknolojisinden biri olarak kabul edilir.

Anne baba olmak konusunda sorun yaşayan çiftlerin bebeklerinin taşınmasını sağlayarak ebeveyn olmaları için bir dizi uygulama yapılan taşıyıcı annelik işleminde, döllenmiş olarak hazırlanan yumurtanın, hamilelik için uygun olan taşıyıcıya yerleştirme işlemi uygulanır. 

Ukrayna, Rusya, Gürcistan, Girit, Belçika, ABD, Brezilya, Kıbrıs ve Güney Afrika’da yasal. İngiltere’de ise yalnızca İngiliz vatandaşlarına uygulanabiliyor. Türkiye’de taşıyıcı annelik yöntemini uygulamak isteyen çiftler de en çok Kıbrıs’ı tercih ediyor.

Taşıyıcı Annelikte Kişiye Özel Protokol

Bizimle iletişime geçtiğiniz anda sağlık durumunuz ve tüm ek koşullarınızı gözden geçirip size özel tedavi protokolünü belirliyoruz.

İşlem ve süreç hakkında daha detaylı bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.

EMBRİYO DONASYONU

Günümüzün en önemli sorunlarının başında gelen infertilite, yani halk arasında söylendiği şekliyle kısırlık, tüm dünyayı tehdit eder bir duruma gelmiştir. İnfertilitenin bu denli artış göstermesinin başlıca nedenlerinin içinde en üst sıralara, sağlıksız beslenmedüzensiz yaşamagenetik yapının bozulmasıstres faktörlerinin yerleşmesine rağmen, kesin tanı hiçbir zaman konulamamaktadır. Günümüzde tıbbın son derece ilerleme göstermesiyle, özellikle bebek sahibi olmak isteyip de olamayan çiftlere anne babalık duygusunu yaşatma üzerine çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Elbette embriyo donasyonu genellikle son çare olarak görülmektedir.

Embriyo Nedir?

Annenin yumurtası ile babanın sperminin, sağlıklı koşullarda bir araya getirilip döllenmesi ve bölünerek büyümesiyle ortaya çıkan en küçük canlı modeline, embriyo denir. 

Embriyo donasyonu sürecine gelene kadar, hamilelik oluşmaması sorunlarında uygulanan yöntemlerin içerisinde elbette ki en çok tercih edilen, anne babanın üreme hücrelerindeki yetersizlik sebebiyle ya da anlaşılamayan sebeplerden ötürü, doğal yolla gebelik oluşmadığı durumlarda uygulanabilen aşılama (IUA) ya da tüp bebek (IVF) tedavileridir. Bu tedavi yöntemleri tümüyle anne ve babanın üreme hücreleriyle gerçekleştirilir. Üreme hücreleri çeşitli ilaçlarla uyarılır, sonrasında da laboratuvar ortamında uygulanan tüp bebek tedavi yöntemiyle gerçekleştirilir.

Üreme Hücresi Olmaması Halinde Gerçekleştirilen Yöntemler

Anne ya da babanın üreme hücrelerinden birinin tümüyle olmaması halinde ise hücre nakilleri kullanılır. Uygulanan nakiller, yumurta donasyonu ve embriyo donasyonu olarak ayrılabilir.

  1. Yumurta donasyonu: Embriyo donasyonu ile yumurta donasyonu tedavileri birçok zaman birbirleriyle karıştırılabilseler de aslında birbirlerinden oldukça farklı olan kısırlık tedavilerindendir. Yalnızca kadın tarafında olan, yumurta hücresi yokluğu ya da hamime kalınmasına imkan oluşturulamayacak kadar kalitesiz olması halinde, yumurta donasyonu ile tüp bebek tedavisi kullanılır. Tüp bebek tedavisinde, seçilen donörün yumurtası ile babanın spermi kullanılarak sağlıklı embriyolar elde edilir ve bu embriyolar anne rahmine transfer edilir.
  2. Embriyo donasyonu: Kadın ve erkek üreme hücrelerinin her ikisinin de yetersiz veya eksik olması halinde, hem yumurta, hem de sperm ile bebek sahibi olmanın mümkün olmaması halinde, her iki üreme hücresinin de donörlerden alınarak embriyo elde edildiği yöntem uygulanmaktadır ki bu işlemin adı embriyo donasyonu olarak adlandırılmaktadır. Embriyo donasyonu yönteminde, anne ve baba adayının fiziksel özelliklerine uygun olan sperm ve yumurta hücreleri döllenir ve dölleme sonrasında ardından 3 ya da 5 gün sonrasında sağlıklı embriyo transferi gerçekleştirilebilir.

Bize bırakın! Başladığınız andan itibaren bebeğinize ulaşana kadar her ayrıntıyı planlıyoruz. Gürcistan’da Amerikan sertifikalı hastanemiz ile Kıbrıs’ta Avrupa protokollerini güncel olarak takip eden son teknoloji tıbbi teçhizatlara sahip hastanemiz içeri adım attığınız andan itibaren size başarıya ne kadar yakın olduğunuzu hissettiriyor. Dilerseniz bizzat hastane ve kliniklerimizden bu raporları aracılığımızla temin edebilirsiniz.

Preimplantasyon Genetik Tanı (pgt) nedir?

Prenatal genetik tanı (PGT), tüp bebek uygulaması sürecinde embriyoların genetik testi uygulanmasının akabinde,sadece sağlıklı olanların seçilerek anneye transfer edilmesi işlemidir. Dengeli yapısal translokasyon genetik olarak dengesiz gamet (sperm ya da ) oluşmasına sebep olmaktadır ki bunlar döllenmeyi sağlarsa, genetik materyalde eksiklikler ya da fazlalıklara sebep olarak kromozomal olarak normal olmayan bir embriyo oluşmasına sebep olabilir. Embriyoda bu şekilde bir durum meydana geldiğinde, embriyonun ölümüne, düşüğe ya da önemli medikal sorunları olan bir bebeğin doğumuna sebep olabilir. Günümüz tüp bebek tedavisinde uygulanmaya başlanan transfer öncesi genetik tanı (PGT) sayesinde artık hasta veya taşıyıcı çiftler de sağlıklı bebek sahibi olabilmektedir. Tüp bebek tedavisi sırasında yumurtaların spermlerle döllenmesiyle sağlanan embriyolar, 1 veya 2 adet doku (blastomer) örneklemesi sayesinde, anne rahmine konmadan önce birçok ailesel ve kromozomal hastalığa karşı testler yapılabilir.

Preimplantasyon Genetik Tanı PGT Neler Sağlar?

  • Uygun olgularda tüp bebek uygulamasının istenilen şekilde sonuçlanma ihtimalini arttırır.
  • Gebelik oranını arttırır.
  • Düşük ile sonuçlanma riskini azaltır.
  • Gebeliğin tıbbi sonlandırılma gerekliliğini azaltır.
  • Çoğul gebelik oranını azaltır.
  • Tekrarlayan başarısız tüp bebek denemelerinin getirdiği ekonomik ve psikolojik yükleri azaltır.

Yumurta Bağışı ile Taşıyıcı Annelik Süreci

Yumurta bağışı ile taşıyıcı annelik sürecinde, ebeveynler ilk olarak web sitemiz aracılığıyla bir istek ileterek bizlere ulaşırlar ve bu istek sonrasında, sahip oldukları gereklilikler ve taşıyıcı annelik programı için katılmaya istekli oldukları tarihler hakkında bilgi verirler.

Sürecin başlayacağı tarihler üzerinde anlaşma sağlandığında, ebeveynler için donör seçim süreci başlamış olmaktadır. Ebeveynler, uygun bir yumurta donörü seçmek için, şuradan web sitemizi ziyaret edebilir ve iletişim bilgilerimizden ulaşarak, ekip, hastane ve doktorlarımızla tanışabilirler. Ekibimize ulaştıklarında, taşıyıcı anne prosedürü ile ilgili bilgileri uzman ekibimizden edinebilirler.

Donör seçimi sonrasında, ebeveynler bizlere süreci başlatabilmemiz için gerekli olan pasaportlarının kopyalarını gönderiyorlar ve sonrasında sözleşme imzalanıyor. Sözleşme sonrasında göndereceğimiz faturalara göre ebeveynler ilk ödemeyi gerçekleştirirler. Ödeme işlemi sonrasında, yumurta donörünün tam taraması yapılır ve hazırlıklara başlamak için hazır hale gelinmiş olunur. Bunun akabinde, anlaşılmış olan tarihlerde Tüp Bebek prosedürü uygulanır ve sonuç olarak, ebeveynlerin yaklaşık 5 gün boyunca mevcut olması tercih edilir.

Ondan sonraki aşamalar ise embriyoların taşıyıcı anneye aktarılmasının akabinde, gelen yumurta alımı ve döllenme aşamalarıdır. Üçüncü güne ait embriyoyu transfer etmek sıkça tercih edilen bir uygulamadır. Fakat, beşinci gün embriyo transferi de ebeveynlerin tercihi üzerine uygulanabilir. Deneme başına transfer edilen embriyo sayısı üçtür. Ebeveynler ikiz bebek sahibi olmayı kesinlikle istemiyorlarsa, 2 embriyo transferi yapılmasını seçebilirler. Üçten fazla embriyo transferi önerilmez.

İlk gebelik onayı; HCG testleri embriyo transferinden 14-16 gün sonradır. İşlemlere dair test sonuçları, aynı gün veya ertesi sabah erkenden ebeveynlere iletilmektedir. HCG’ nin ilgili seviyesi ilk testle onaylanırsa, gebeliği tam olarak onaylamak için süreci iki gün sonra yineleriz ve transfer işleminden bir ay sonra ilk ultrason gerçekleştirilir.

Yumurta Donasyonu İşlemi

Donasyon kelime anlamı olarak bağış demektir. Hamile kalması artık tüm şartlar altında sıfıra inmiş, genetik olarak da olumsuzluklar ile karşılaşmış anne adayları için yumurta donasyonu ile birlikte bir bebek sahibi olma tedavisi uygulanır.  Yumurta donasyonu tüp bebek tedavisi ile gerçekleştirilir. Çiftin kadın üreme organından ötürü infertilite problemi yaşadığı durumlarda yumurta donasyonu tedavisi ile istenilen şekilde anne adayı için gebelik elde etmek amaçlanır. Yumurta donasyonu, yumurtasını bağışlamak isteyen sağlıklı bir bayan ile hamile kalamayan bayanın eşine ait sperm ile yapılır. Sağlıklı yumurta ve spermin döllenmesi tamamlandıktan sonra ortaya çıkan embriyo, anne karnına transfer edilir. Yumurta transferi bu noktada aynı tüp bebek uygulamasına benzer ancak tüp bebekten farklı olarak üçüncü bir kişi devreye girmektedir.

Yumurta donörü kime denir?

Yumurta donörü, yeteri kadar yumurtası bulunmayan anne adayına, yumurtasını bağışlamayı kabul eden ve akabinde bağışlayan kişiye verilen isimdir. Bir yumurta donöründe, çeşitli kriterlerin bulunması gerekir. Bu kriterlerin arasında, Vücut Kitle Indeksi (yaş, boy, kg) uyumlu ve 20 ile 30 yaşları arasında olması bulunmaktadır. Yumurta donasyonlu tüp bebek tedavisi uygulamalarının yapıldığı sırada çocuk sahibi olmak isteyen anne ve baba adaylarına yardımcı olabilirler.

Yumurta Donasyonu Neden Tercih Edilir?

Tüp bebek ve çeşitli tedavi uygulamaları sonucunda hiçbir şekilde yüzü gülmeyen ve olumlu sonuç alamayan çiftler bu tedavi yöntemini tercih edebilmektedir. Tüm bebek sahibi olma prosedürünü uyguladıktan sonra uzun tedavi süreçlerine ragmen bir bebek sahibi olunamıyor ise yumurta donasyonu seçilmektedir. Yumurta donasyonu tedavisinin anne ve baba adaylarına psikolojik olarak da etkileri olmaktadır. Farklı bir bebek sahibi olma yönteminden ziyade yumurta donasyonu ile sahip olacağınız bebeğiniz için bir evlatlık psikolojisi hissetmeyeceksinizdir. Bu durumda babası belli olduğu için ve anne bebeğini kendi doğurup büyüteceği için psikolojik olarak olumlu etkiler verecektir. Çevreden gelebilecek olan kısır algısına karşı da bir yanıt olacaktır. Başına kanser veya oldukça güçlü ilaç tedavisine maruz kalma durumları yaşamış olan kişilerin yumurtalıkları alınmış olabilir. Böyle anne adaylarının yine hamile kalma olasılığı elde edilmektedir.

Yumurta Donasyonu İşlemi

Yumurta donasyonu, kötü kalitede yumurtaya sahip, yumurta rezervi düşük veya menapozda olup çocuk sahibi olmak isteyen bayanlar için önerilmektedir. Yumurta verici çiftin fiziksel özellikleri ve kan grupları ile uyumlu olarak seçilir. Donörler 20 ile 30 yaşları arasında herhangi bir sağlık problemi olmayan kadınlardır.

Bu tedavi için, anne adayının bazı ilaçlar kullanması gerekir. Bu ilaçlar rahmin embriyo transferi ve embriyonun tutunması için rahmi hazırlar.

Yumurta donasyonu kimlere yapılabilir?

  • Ailesinde kalıtsal hastalık bulunan kadınlara (Yüksek oranda hastalıklı çocuk dünyaya getirme komplikesi bulunan kişilere),
  • Erken dönemde menopoza girmiş olan kadınlara,
  • Normal dönem içerisinde menopoza girmiş olan kadınlara (45 yaşın üstünde olan kadınlar),
  • Cerrahi operasyonlar ile yumurtalıkları alınmış olan veya ışın (radyoterapi) tedavisi görerek yumurtalık fonksiyonunu kaybetmiş olan kadınlara,
  • Yumurta miktarı ile özelliği az olan kadınlara (Çok sayıda tüp bebek denemesi yapıldığı halde bir türlü hamile kalamamış kadınlara),
  • Bilinmeyen sebeplerden dolayı düşük yapan kadınlara,
  • Kendi fiziksel ve ruhsal özelliklerini beğenmeyen kadınlara yapılır