TÜP BEBEK ANNE RAHMİNE NASIL YERLEŞTİRİLİR?

Tedavi yöntemiyle hamile kalmak tüp bebek tedavisinin son aşaması olarak bilinir. Bu bağlamda tüp bebek anne rahmine nasıl yerleştirilir? Bu kapsamda annenin adet döngüsünün ikinci günü tüp bebek tedavi başlangıcı olarak sayılır. Ardından anne adayına yumurta takibi için hormon takviyesi yapılır ve yumurta takibine alınır. Bu yumurtalar yeterli gelişimi sağladıktan sonra baba adayının spermi ile birleşir. Bu adımdan sonra ise katater adı verilen alet ile bebek rahme transfer edilir. Bu işlem 15 dakika kadar sürmektedir. Bu işlem sırasında ise anestezi alımı olmamaktadır. Tüm bunların sonucunda tüp bebek anne rahmine yerleştirilmiş olur.

TÜP BEBEK TRANSFER SONRASI TUTUNMA BELİRTİLERİ NELERDİR?

Tüp bebek süreci bilimsel olarak tek başına görev almamaktadır. Anne ve baba adayının tüm test aşamaları tamamlandıktan sonra belli başlı şeylerde özverili olmalıdır. Bu bağlamda baba adayı anne adayına her zaman moral olarak yanında olmalıdır. Çünkü psikolojisi yüksek tutulan anne adayının hamile kalma olasılığı etkilenir.

Tüp bebek ile gebe olan anne adayında tüp bebek rahimde nasıl tutunur? Bu ilk aşama olup en önemli aşamadır. Bu aşamayı atlatan anne adayının tüp bebek transfer sonrası tutunma belirtileri nelerdir? Tüp bebek tedavisi uygulanıp ve transfer sonrasında 12 gün sonra yapılan gebelik testi ile belirlenir. Bu bağlamda bazen testler yanlış sonuç verebiliyor.

TÜP BEBEK TUTUNMASININ İLK BELİRTİSİ

Doktorlar kesin sonuç için kan ve idrar testi yapılmasını önermektedir. Bunun ardından testler negatif çıkmadığı zaman tutunmanın ilk belirtisidir. Aynı zamanda anne adaylarında mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve bel ağrıları yaşamaktadır. Tüm bu sonuçlar ise transfer sonrası tutunma belirtilerinin tamamı olarak gösterilmektedir.

BB TAŞIYICI ANNELİK

2014 yılından günümüze gebelik oranlarını en yüksek seviye de tutabilmek için merkezimiz, kliniklerimizle birlikte sürekli olarak tıbbi ekipman ve protokolleri güncel tutmaktadır. Dilerseniz bizzat hastane ve kliniklerimizden bu raporları aracılığımızla temin edebilirsiniz.

Taşıyıcı Annelik Uygulamasında Son Teknoloji Hastane ve Laboratuvarlarımız

Gürcistan’da Amerikan sertifikalı hastanemiz ile Kıbrıs’ta Avrupa protokollerini güncel olarak takip eden son teknoloji tıbbi teçhizatlara sahip hastanemiz içeri adım attığınız andan itibaren size başarıya ne kadar yakın olduğunuzu hissettiriyor.

Taşıyıcı Annelik Uygulamasında Hasta Gizliliği

Merkezimiz, hasta gizliliği politikasını ciddiye almaktadır. Tedaviniz ile ilgili hiç bir detay izniniz olmadan bir başkası ile paylaşılmamaktadır.

TAŞIYICI ANNELİK SÜRECİ

– İlk adım olarak bizi arayın.

Whatsapp üzerinden 7/24 online ücretsiz danışma hattımıza ulaşın, sağlık koşullarınıza göre planlamanızı birlikte yapalım.

– Taşıyıcı anne seçimi

Kriterlere uygun adaylarımızdan doktorumuz, tüm analizler ve jinekolojik muayenin ardından size en uygun adayı belirler ve tıbbi hazırlığına başlanır.

– Embriyo oluşturma

Sağlık durumunuza göre anne adayımızın ya da kullanılacaksa donorun tıbbi hazırlığı ile baba adayından sperm alımı yine doktorumuzun kontrolünde sağlanır ve embriyolar oluşturulur.

– Embriyo transferi

Oluşturulan embriyolar eş zamanlı olarak rahim hazırlığı tamamlanan taşıyıcı annemize transfer edilir. Kalan embriyolar daha sonra kullanılmak üzere dondurularak merkezimizde saklanır.

– 9 aylık bakım

Embriyo transferinden 12 gün sonra hamilelik testi ile hamilelik başlar. Taşıyıcı annenin 9 aylık tüm kontrolleri ve testleri sizinle an be an paylaşılır. (Dilediğiniz zaman herhangi bir kontrole bizzat da katılabilirsiniz.)

– Doğum zamanı

Sizleri 7 ila 10 gün arası misafir ediyoruz. Hastanemizde yapılan doğum sonrası hukuki işlemler tamamlanıp, doğum belgesi tarafınıza

Taşıyıcı Anne Hazırlığı

Doktorumuz , jinekolojik muayeneleri yürütür.
Taşıyıcı annenin tüm kan tahlilleri tekrar yapılır ve uygunluğu teyit edilir.
Bu kontrol ve testler sizinle devamlı olarak paylaşılır.
Tüm koşullar sağlandıktan sonra rahim hazırlığına geçilir.
Taşıyıcı annenin tedavisi, rahmini hamileliğe hazırlamak için adet döngüsü ile birlikte planlanır.
Bu tedavi sürecinde, ultrason taramaları düzenli aralıklarla gerçekleştirilir ve gerekli ilaç protokolü ile rahim hazır hale geldiğinde embriyo transferi yapılır.

Taşıyıcı Annelikte Yasal İşlemler ve Prosedürler

Yasal gerekliliklerin yerine getirilmesi ve bu işleme başvuran çiftin haklarını korumak amacı ile taşıyıcı annelik konusunda uzman olan ekibimiz, Kıbrıs için başvuran çiftler adına devletten izin prodesüdürünü tamamlar.
Gürcistan’da başvuran çiftler için ise taşıyıcı anne ile Gürcistan devleti tarafından yetkilendirilmiş noterde hem Türkçe hem de Gürcüce hazırlanan, ailenin ve doğacak bebeğin tüm haklarını koruyan düzenlemeleri içeren kontratın yapılmasını sağlar.

Böylece taşıyıcı anne doğum yaptıktan sonra doğacak olan bebek tamamı ile çifte ait olur ve taşıyıcı anne bebek üzerinde hak talep edemez. Buna ek olarak doğum sertifikasında anne olarak genetik annenin adı, baba olarak da genetik babasının adı yazılmaktadır.
Bu işlemi bekar erkekler de bebek sahibi olmak için prosedürlere uygun olarak yaptırabilirler.

Kısırlık ve Genetik Yatkınlık

Kısırlık teşhisi konulması için, bir çiftin bir yıldan fazla süreyle (35 yaş ve üzeri kadınlar için ≥6 ay) denedikten sonra gebelik yaşayamaması gerekmektedir. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için gerçek anlamda kişisel bir zorluktur.

Böylesi bir durumun içinde olan kişileri gözlemlediğinizde aynı aileden kadınlar ve özellikle kız kardeşleri görebilirsiniz.

Kısırlığın bir çok nedeni olabilir ve birkaç problem gebe kalamama sorununu oluşturabilir. Birçok durumda, sorunun kaynağı bilinmiyor olarak bildirilir.

Ancak bazı tıbbi durumların gebe kalmayı zorlaştırdığı bilinmektedir.

  • Ailede tiroid hastalığı endometriozis öyküsü
  • Obezite
  • Polikistik Over Sendromu (PCOS)
  • Tekrarlayan gebelik kaybı (RPL)
  • Rahim fibroidleri
  • Yumurtalık Rezervi
  • Ailede meme veya yumurtalık kanseri öyküsü
  • Erken Menopoz

Bu durumların her birini ayrıca tespit edip, tedavi yollarına başvurup gebe kalma şansını arttırabilirsiniz.

Ayrıca şu yazımızdan yumurta donasyonu hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Şu yazımızdan ise taşıyıcı annelik uygulaması hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Kaynaklar

https://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1s%C4%B1rl%C4%B1k

https://tr.wikipedia.org/wiki/Menopoz

Taşıyıcı Annelik Yasaları

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

TAŞIYICI ANNELİK YASALARI

İçindekiler

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”yumurta” el_class=”yumurta”][vc_column][vc_column_text]

TAŞIYICI ANNELİK NEDİR?

Taşıyıcı Annelik, bebek sahibi olmak isteyen kişilerin tüp bebek yöntemiyle yumurta ve sperminden oluşturulan embriyoların, sağlıklı ve daha önce sorunsuz doğum yapmış başka bir kadın rahmine transfer edilip bebek sahibi olma yöntemidir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”evlat” el_class=”evlat”][vc_column][vc_column_text]

TAŞIYI ANNELİK YASALARI NELERDİR?

Türkiye dahil birçok ülkede, bir bebeğin biyolojik annesinin onun yasal annesi olarak kabul etmektedir. Neticede, taşıyıcı anne aracılığıyla bebek sahibi olabilmek için yurt dışına giden aileler, tekrar Türkiye’ye döndüklerinde karışık bir hukuki durumla karşılaşabilmektedirler. Bu durumda kabul edilen yol ise, bebeğin doğum yapan annenin doğum belgesine kaydedilmesi ve sonrasında ise ebeveynler tarafından evlat edinilmesidir. Taşıyıcı annelik uygulaması birkaç ülkede yasaldır ve çocuk sahibi olmak isteyen aileler için bu yöntem uygulanarak biyolojik ebeveynler doğum belgesine kaydedilir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_class=”kimlere” el_id=”kimlere”][vc_column][vc_column_text]

 

 

 

Kıbrıs Taşıyıcı Annelik

Ticari taşıyıcı annelik Kıbrıs’ta 2002 yılında yasallaştı. Kıbrıs taşıyıcı annelik uygulamasında, nitelikli doktorlar ve makul ücretler, bu ülkeyi taşıyıcı annelik için ideal bir hale getirmiştir. Kıbrıs’ta 2018 yılında yapılan mevzuat düzenlemesinden sonra taşıyıcı annelik, dosyanıza Sağlık Bakanlığı’nın onay vermesinden sonra yapılabilmektedir. Bunun için sağlıksal raporlarınızı, gerekli diğerbelgelerle toparlayıp, sizin adınıza başvuruyu biz yapıyoruz. Başvurumuz onay aldıktan sonra normal tıbbi prosedür uygulanıp, doğum Kıbrıs’ta yapılır.

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_class=”mevzuat” el_id=”mevzuat”][vc_column][vc_column_text]

Gürcistan’da Mevzuat

Taşıyıcı annelik 1997 yılından itibaren Gürcistan’da yasal olarak yapılmaktadır. Gürcistan anayasasının 143. Ve 144. Maddeleri tüp bebek, bağışlanmış yumurtaların kullanımına ve taşıyıcı anneler için sözleşme imzalanmasına olanak sağlar. Diğer bir deyişle bu maddeler taşıyıcı annelerin ebeveynlik ve doğurdukları çocuklar üzerinde bir hak iddia etmelerini engellemektedir. Doğumdan hemen sonra çocuklara taşıyıcı anneden yardım alan ebeveynlerinin adıyla doğum belgesi verilmektedir.

 

Madde 143

A) Kadın veya erkeğin genetik hastalığının aktarılması riski bulunuyorsa, kısırlığı tedavi etmek için çiftin veya bağışçının gametleri veya embriyosunun kullanılması, B) Bir kadının rahmi bulunmuyorsa, döllenme sonucu elde edilen embriyonun diğer bir kadının (“taşıyıcı anne”) rahmine transfer edilmesi ve orada büyütülmesi; çiftten yazılı onam alınması zorunludur. Bir çocuğun doğması durumunda, ebeveyn olarak çiftin kabul edilmesi ve bu gerçekten ileri gelen yetki ve sorumlulukların üstlenileceğinin bilinmesi önemlidir. Bağışçı veya “taşıyıcı anne” doğmuş çocuğun ebeveyni olarak tanınma hakkına sahip olmayacaktır. Madde 144 IVF amacıyla dondurulup saklanmış erkek ve dişi gametlerin veya embriyoların kullanılması mümkün olacaktır. Saklanma süresi, belirlenen işlem kapsamında çiftin isteğine göre belirlenecektir

 

Madde 144

IVF amacıyla dondurulup saklanmış erkek ve dişi gametlerin veya embriyoların kullanılması mümkün olacaktır. Saklanma süresi, belirlenen işlem kapsamında çiftin isteğine göre belirlenecektir

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Taşıyıcı Annelik Uygulamasında Bebek Kime Aittir?

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Taşıyıcı Annelik Uygulamasında Bebek Kime Aittir?

İçindekiler

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”yumurta” el_class=”yumurta”][vc_column][vc_column_text]

TAŞIYICI ANNE UYGULAMASINDA BEBEK KİME AİTTİR?

Taşıyıcı annelik yöntemi sonucunda doğan çocuk, tamamen yumurta ve sperm sahibinin genetiğini taşır. Taşıyıcı anneden hiç bir genetik özellik bebeğe geçmez. Taşıyıcı Annelik yöntemine başvuran kişi her zaman kendi yumurta ya da spermini kullanmak zorunda değildir. Eğer kendi yumurta ya da sperminin kullanımı mümkün değilse, bütün bağış seçenekleri gözden geçirilerek, donasyonlu taşıyıcı annelik programına geçiş yapılır. Bu durumda yumurta ya da sperm donörünün bağışından embriyolar oluşturulur.

Toplumda bilinenin aksine, taşıyıcı annelerin rahmine yerleştirilmiş olan bebek tamamen başka bir çiftin bebeğidir. Sağlıklı sperm ve yumurtadan oluşturulan, hastane ortamında hazırlanmış olan hücreler, taşıyıcı annenin rahminin içerisine yerleştirilir. Sonrasında ise, burada gelişmeye bırakılır.

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”evlat” el_class=”evlat”][vc_column][vc_column_text]

Bebek Yumurta Donasyonunda Kime Benzer?

Bebek sahibi olmaya karar verildiğinde, yumurta donasyonu yöntemi uygulanacaksa, bu işlemi tercih edecek birçok kişinin aklına yumurta donasyonu ile ilgili sorular gelebilir. Yumurta donasyonu yöntemi hakkında en çok sorulan soruların başında bebeğin fiziksel olarak kime benzeyeceği sorusu gelebilir. Yumurta donasyonu yönteminde bebek kime benzer özellikle anne adayları tarafından en çok aratılan sorular arasında yer alıyor.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”kimlere” el_class=”kimlere”][vc_column][vc_column_text]

Taşıyıcı Anneler Yöntemi ile Dünyaya Gelen Bebeklerin Annesi Kimdir?

Taşıyıcı anne yöntemi ile dünyaya gelen bebeklerin annesinin kim olduğu hakkındaki tartışmalara ise şu şekilde bir yanıt verebiliriz: Taşıyıcı annelik uygulamasında biyolojik olarak bebeğin anne ve babası, yumurta ve sperm hücrelerini veren kişilerdir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Yumurta Donasyonu

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Yumurta Donasyonu

İçindekiler

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”yumurta” el_class=”yumurta”][vc_column][vc_column_text]

YUMURTA DONASYONU

Günümüz ve geçmiş yıllarda da, neredeyse evrensel olarak kabul edilebilir ki; insanların ortak hedefi ebeveyn olmaktır. Geçmişe nazaran bugünümüzde ebeveynler orta yaşlıdır ve hatta 50 yaş sonrası hamilelik oldukça yaygınlaşmıştır. Ailelerin kariyer planları da bu süreci desteklemektedir.

Yaş ilerledikçe sağlıklı bir hamileliğe sahip olma ihtimali o denli azalmaktadır. Yaş ilerledikçe yumurta rezervleri azalır ve belli bir noktadan sonra çocuk sahibi olmak oldukça zorlaşmaktadır. Geç yaşta ebeveynlik imkansız olmamakla birlikte, sağlıklı ve normal yollarla bir gebelik elde edebilmekteki başarı şansı oranının azalmasında önemli bir faktördür.

Elbette ki bu durum genetik ve kişisel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebilir.

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”evlat” el_class=”evlat”][vc_column][vc_column_text]

Evlat Edinmek Yerine Yumurta Transferi Tercih Edilmesi

 

Çocuk sahibi olmak isteyen, ancak doğal yollarla bebek sahibi olmak mümkün olamıyorsa, evlat edinemeyen yada tercih etmeyen kişiler için yumurta transferi de ebeveyn olabilmek için bir seçenektir.
Ebeveyn olma sürecinde paylaşılan genler dışında, güvenilir bir bağın oluşabilmesi için çocuğun tüm büyüme yolculuğunda yanına olmak önemli bir unsurdur. Doğumundan büyümesine kadar bir çocuğun tüm gelişim dönemlerine eşlik edebilmek ve yardımcı olabilmek ebeveyn ve çocuk ilişkisinde büyük önem taşımaktadır.

Taşıyıcı annelik işlem ve süreci hakkında bilgi almak için; TAŞIYICI ANNELİKTE YASAL İŞLEMLER VE PROSEDÜRLER yazımızı okuyabilirsiniz.


Yumurta donasyonu işlemi ile ‘normal hamilelik sürecini yaşamayabilirsiniz. Fakat bilimin mucizesi olarak hamilelik sürecinin tadını sonuna kadar çıkarabilirsiniz. Ayrıca, genetik olarak da çocuğun ailesinin karakteristik özelliklerine sahip olduğunu görmenin mutluluğunu yaşayabilirsiniz.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_class=”kimlere” el_id=”kimlere”][vc_column][vc_column_text]

YUMURTA DONASYONU KİMLERE UYGULANABİLİR?

 

Yumurta donasyonu, evlat edinmeye alternatif olarak düşünülebilecek, bir kadının normal olarak kendi yumurtalarını oluşturamadığı ve gebelik yaşayamadığı durumlarda önerilen bir tedavi şeklidir.

• Herhangi bir nedenle kendi yumurtasıyla gebelik elde edemeyenlere (genetik olarak Turner Sendromu, Gonadal Disgenezi gibi problemleri olanlara)
• Genetik hastalık taşıyanlara
• Sağlıklı bir rahmi olan ancak erken menopoza girmiş kadınlara
• Ameliyatla yumurtalığı alınmış kadınlara (kanser, endometriozis, enfeksiyon gibi nedenlerle)
• Kemoterapi – radyoterapi gibi nedenlerle yumurtaları hasar görmüş ya da yumurta hücreleri kaybolmuş kadınlara
• İleri yaşta olup yumurta rezervleri ve yumurtalarının kalitesi gebelik için yeterli olmayan kadınlara
• Yumurtalık kapasiteleri erken yaşta azalan kadınlara
• Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları olan kadınlara

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Düşük Gebelik ve PGT Yöntemi

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Düşük Gebelik ve PGT Yöntemi

İçindekiler

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”sebep” el_class=”sebep”][vc_column][vc_column_text]

Anne adayının yaşı ile birlikte artı gösteren düşük riski için (PGT) önerilebiliyor. Pgt yöntemi uygulanarak, hem gebelik şansı arttırılabiliyor hem de elde edilen gebelikte düşük riskini azaltılabiliyor.

Artan yaş ile birlikte gebelikte düşük riskinin artıyor olması genetik bozukluk riski ile açıklanabilir. Anne adayının yaşı ile birlikte yumurtaların sayısı azalıyor, yumurtaların kalitesi bozuluyor ve bunlara ek olarak da yumurtalarda genetik anormallik riski artış gösterebiliyor.

Gebelikte düşük riskinin yaş faktörü düşünüldüğünde, 35 yaşın altında elde edilen doğal gebelikte mevcut düşük riski yüzde 15 civarında iken, bu oran 40 yaş sonrası hamileliklerde %35-40’lara kadar çıkabiliyor.

Tekrarlayan düşük, tanım olarak, gebeliğin 20. haftasından önce gerçekleşen iki veya daha fazla düşüğe denir. Bilimsel veriler ilk 3 aydaki düşüklerin %80 nedeninin bebekte genetik bir problem sebebiyle olduğunu göstermektedir. Genetik problem sperm ile yumurta birleşirken meydana gelen anlık bir hatadan kaynaklanır ve bu hata sonraki gebeliklerde genellikle tekrarlamaz. Ama düşük tekrarlıyorsa, yani arka arkaya 2 veya daha fazla gebelik kaybı yaşandıysa durum değişir. Böyle bir durumda, tekrarlayan düşük (habitüel abortus) tanısı konur ve buna neden olan faktörlerin araştırılması gerekir. Genetik faktörler düşüğün en önemli sebebidir. Yapılan çalışmalar sonucunda, tekrarlayan düşüklerin birçoğunun kromozom (genetik) bozukluklarına bağlı olduğunu anlaşıldı. Genetik faktöre bağlı tekrarlayan düşük durumlarında ya da kaynağı bulunamayan hastalarda tüp bebek tedavisi ve embriyoların preimplantasyon genetik tanı yöntemi ile seçilip, genetik açıdan taranarak en sağlıklı embriyonun rahime transfer edilmesi önerilir.

 

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column el_id=”nasil” el_class=”nasil”][vc_column_text]

PGD Nasıl Yapılır?

Tüp bebek sürecinin bir parçası olarak uygulanabilen PGD yöntemi ile doğacak bebekteki olabilecek kromozom bozuklukları tespit edilip anormal olanlar elenerek normal (sağlıklı) embriyoların rahime transferi gerçekleştiriliyor. Klasik tüp bebek basamakları yapıldıktan sonra oluşan embriyo transfer edilmeden önce genetik olarak incelenir.

PGD 3 yöntemle yapılabilir.

 

    • 3. gün embriyo biyopsisi

    • 5. gün embriyo biyopsisi

    • Polar cisim biyopsisi

 

 

PGT Yönteminde Transfer

PGT sayesinde doğacak bebekteki olabilecek kromozom bozuklukları tespit edilip anormal olanlar elenerek normal (sağlıklı) embriyoların rahime transferi gerçekleştiriliyor. Böylece anne adayı için gebelik şansı artırılıyor, düşük riski de azaltılabiliyor

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”kimlere” el_class=”kimlere”][vc_column][vc_separator border_width=”5″][vc_column_text]

PGT Kimlere Öneriliyor?

Pgt sürecinde, alınan hücrelerde tüm kromozomların sayısal ve yapısal bozukluk taşıyıp taşımadığına bakılabildiği gibi Akdeniz Anemisi gibi tek gen hastalıkları (tek bir genin bozukluğuyla ortaya çıkan hastalıklar) dediğimiz yüzlerce hastalık taranabiliyor. Bu şekilde genetik olarak sağlıklı embriyolar anne adayına transfer edilerek sağlıklı bebeklerin dünyaya getirilmesi sağlanabiliyor. Ancak tüp bebek tedavisi için gelen çiftlerin hepsine PGT önerilmiyor. PGD tek gen hastalıkları (otozomal resesif, otozomal dominant, X’e bağlı geçen) veya yapısal kromozomal bozukluk/translokasyon için risk taşıyan çiftlerde yapılabilir. X e bağlı geçen bazı hastalıkları engellemek için yapılan cinsiyet seçimi için de PGD tekniği kullanılır. Bugün tüm dünyada yaklaşık 1000’den fazla PGT bebeğinin dünyaya geldiği bilinmektedir.

 

PGT Yöntemleri Nelerdir?

 

    • Genetik açıdan incelenecek embriyoları oluşturmak için yumurtalıklar uyarılır

    • Sperm ile birleştirilip embriyoların üretilebilmesi için yumurtalar toplanır

    • En fazla sayıda embriyo elde edebilmek için mikroenjeksiyon yöntemi (Spermin yumurtanın içine enjekte edilmesi) kullanılarak yumurtalar döllenir

    • Döllenen yumurtaların gelişimleri izlenir. Döllenmeden sonraki 3. gün ya da 5. gün genetik analiz yapmak üzere embriyodan hücre alınır (biyopsi). Bu teknik çok özel bir tekniktir ve son derece tecrübe ve uzmanlık gerektirmektedir. Biyopsiyi yapan embriyoloğun uzmanlığı ve yeteneği sonucu doğrudan etkilemektedir.

    • Embriyodan alınan hücreler incelenmek üzere genetik laboratuvarına gönderilir.

    • Genetik laboratuvarından gelen sonuca göre sadece genetik olarak normal olan embriyolar hastaya aktarılır. Embriyo transferinden yaklaşık 12 gün sonra hamilelik sonucu beklenir.

 

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row el_id=”nezaman” el_class=”nezaman”][vc_column][vc_column_text]

PGD Sonucu Kaç Günde Çıkar?

PGD sonucunun çıkma süresi uygulama yöntemine göre değişiklik gösterebilir. Bazı yöntemlerde sonuçlar 3 saat gibi bir sürede alınabilirken bazı durumlarda sonucun alınabilmesi 24-48 saati bulabilir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

TÜP BEBEK BAŞARISI İÇİN ÖNERİLER

  • Tüp bebek tedavisi sırasında stres olumsuz bir faktördür. Güven duyduğunuz doktorunuz, aile bireyleriniz ve dostlarınızla, hislerinizi ve endişelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.
  • Doktorunuzun önerdiği ilaç tedavilerini dikkatle uygulamaya çabalayın.
  • Hatırlayın ki; siz de aslında bu önemli tedavi ekibinin bir parçasısınız. Faydalı ve olumlu bir şekilde sürece dahil olursanız, sizin de davranışlarınıza göre sonuç belirlenecektir.
  • Ruh ve beden sağlınıza dikkat edin. Sağlıklı beslenmeniz, yeterli ve sağlıklı bir uyku sureci geçirmeniz şimdi daha da mühim. Diyetinizde muhakkak, sebze, meyve, bitki çayları bulunsun. Ortalama olarak günde 8 saat uyumalı, geç yatmamalı ve sabah erken kalkmalısınız.
  • Eğer çalışma hayatına devam ediyorsanız, iş temponuzu biraz azaltmaya çabalayabilirsiniz. Çünkü aşırı iş yoğunluğu tedavi sürecini olumsuz yönde etkileyebilir.
  • Gün içinde sizi iyi hissettirecek küçük molalar vererek bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmek için zaman ayırın.
  • Eğer sigara içiyorsanız bırakmanızı öneriririz. Sigara %13 oranında kısırlık sebebidir ve hem yumurta hem de sperm kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir.
  • Gün içerisinde maruz kaldığınız stresle baş edebilmek için bazı tekniklerden faydalanabilirsiniz. Nefes egzersizleri, olumlu düşünmek, doğa yürüyüşleri, sizi iyi hissettirecek yeni hobiler edinmek, günlük tutmak vb. teknikler işe yarayabilir.
  • Stres yönetimi için elinizden geleni yapmanıza rağmen stresiniz artıyorsa profesyonel destek almayı düşünebilirsiniz. Bir psikolog veya psikoterapist desteği sayesinde daha rahat ve konforlu bir tedavi süreci geçirebilirsiniz.

TAŞIYICI ANNE SEÇİMİ

Taşıyıcı annelik uygulaması için başvurmak isteyen ebeveynleri endişelendiren önemli noktalardan biri de, taşıyıcı annenin nasıl biri olacağı ile ilgilidir.

Taşıyıcı annelik yönteminde ilk adım; bu işleme ihtiyaç duyan çiftin merkezimize başvurarak ön testlerinin yapılması ile başlar.  Kriterlere uygun adaylarımızdan doktorumuz, tüm analizler ve jinekolojik muayenin ardından size en uygun adayı belirler ve tıbbi hazırlığına başlanır. Muayene sonrasında taşıyıcı annelik uygulaması için gelen kişilerin, sağlık durumu şartları karşılıyorsa programa kabul edilir. 

Taşıyıcı Annelerimiz

* 19 ila 36 yaş aralığında,
* Tüm analizleri yapılmış,
* Komplikasyon olmaksızın en az bir gebelik geçirmiş olan ve en fazla 5 vajinal doğum ve 2 sezaryen doğum yapmış olan,
* Herhangi bir bulaşıcı hastalığı olmayan,
* Sosyal ve pskolojik anlamda uygun,
* Obez ya da anoreksik olmayan,
* Kronik rahatsızlığı olmayan gönüllü kadınlardır.